razz » 17 Ara 2013, 10:00
7 Eylül 2011 günü, teknik anlamda İstanbul sınırları içerisinde bulunan ancak Göztepe'deki evimden çıkıp bir otomobil alıp, Bostancı'daki ofisime dönmemin 7 saat sürmesine vesile olan, güzide semt BaşakŞehir'den hayatıma bir güneş gibi doğan 206+ sayesinde hayata bakış açım değişti diyebilirim.. Bu nasıl oldu derseniz, asla unutamadığım o ilk tanışma anlarını bir kez de sizlerle hatırlayayım o halde;
Arabayı ilk aldığım gün ofisimin önünde herzamanki gibi sola yanaşmak için vitesi geriye takıp, sol cam açma düğmesine bastım.. Daha sonra sağ taraftan gelen olmadığından emin olmak için kafamı önce sağa çevirdim, sonrasında ise sola çevirip açık olan sol camdan çıkartmak suretiyle kaldırıma ne kadar yakın olduğumu görmek istedim.. Ancak yüzüm, feci şekilde, sadece iki-üç santim açılmış olan sol kapı camına çarptı..
21. yüzyılın ilk çeyreğini yarılamaya yaklaştığımız zamanlarda, tek dokunuşla cam açan -ciddi manada fiyatı hesaplanamayacak kadar ucuz olan- röleyi koymayan ve beni camı sonuna kadar açmak için parmağımı cam düğmesinde basılı tutmaya mecbur bırakan Peugeot'a, sevgili dostum Serhat200'e selam etmek vesilesiyle, sevgilerimi gönderir, bana hoşgörünün gerçek manada insanın burnunun direğini sızlatan tecrübelerle kazanıldığını seve seve öğrettiği için teşekkürü borç bilirim..
" The difference between men and boyZ is the price of their toyZ "