Eterna yazdı:Hakkınızı aramak ile en doğrusunu yapmışsınız. Ama yazılarınızda " Benim 16 adet saatim var.Teknik servis işleriyle çok haşır neşir oluyorum" demişsiniz. Üstad "bakım" hariç bu kadar servis ile haşır neşir oluyorsanız acaba marka seçimlerinizde mi bir problem var yoksa şans olayı mı?
Benimde 300- 500 adet saatim olmuştur seneler içerisinde. Ama sizin dediğiniz gibi teknik servis ile haşır neşir olmadım hiç.
Umarım bir an önce sonuçlanır ve paranızı geri alırsınız. İş günü nedir bilmeyen birde ahkam kesen kişiler ile muhatap olmamak, yasal yolları takip etmek gayet mantıklı.
Para iadesi olursa 1,3 sene önce ödediğiniz tutarı geri alacaksınız değil mi? Şimdi o paraya saati alamazsınız. Sıfır saat isteyip satsanız daha mantıklı mı olurdu acaba?
Efendim parası umurumda değil, önemli olan ne istediysem onun olması.Başka saat istemedim.Bu kafada bir firmanın yollayacağı saatin sıfır olduğundan şüphe ederim.Daha teknik servislerine yollanan saati tamir edemeyip,arka kapağını çizip, hiçbir şey olmamış gibi gönderen ve özür dilerken bile dik dik konuşan bu firmadan sadece paramı geri isterim.Hazır 20 iş gününü de geçirmişler. Güven vermiyorlar.Bende onlardan aldığım saati bu soru işaretleri ile başkasına satamam.
Şimdi gelelim teknik servis süreçlerine; Eğer dediğiniz gibiyse çok şanslısınız.Benim marka seçimlerimin kaliteli saat firmaları olduklarını düşünüyorum.Benim de 100 civarı saat elimden geçmiştir.Siz bu konuda daha tecrübelisiniz. Bir rolexim olmadı ama tissot,hamilton,longines saatlerim oldu.Halen de kullanıyorum.Para iadesi aldıklarım ve yenisi ile değişimini yaptırdıklarım oldu.Aldığım günden beri hiç bir sorun çıkarmamış saatlerimde var.
Bu işler şans işi, bir saat alıyorsunuz dükkanda 2 sene bekliyor,siz de 2 sene kullanıyorsunuz.Bakıyorsunuz bakım vakti gelmiş.
Beni sakın yanlış anlamayın size hiçbir sözüm yok.Siz hiç uğraşmamış olabilirsiniz.Ben şanssızım biraz bu konularda.Biri araba alır.Yağını suyunu koyar 5 sene taş gibi biner. Biri daha alır aynı markadan, sanayiden çıkamaz.Hayat böyle,kader kısmet.
Mutluluk, yeni bir arabanın kokusu. Korkudan arınma. Yol kenarında gördüğün, sana ‘iyi’ olduğunu söyleyen bir billboard.” Donald F. Draper