Bu minvalde sorular yüzlerce kez soruldu, bu konu belki onlarca kez açıldı ancak şu hususu bir türlü kabullenmek istemiyor insanlar: ‘’Liste / sıra yoktur. Onların size saati vermek isteyip istememesi, eğer saati vermek istiyorlarsa da vermek istedikleri zaman vardır.’’
Bilhassa oldukça tecrübe kazanmış biri olarak naçizane tavsiyem olsun, butiğe gidip ‘’şu modeli çok istiyorum acaba sıraya yazar mısınız’’ minvalinde cümleler kurmayın. Zira bu yaklaşım, tam istedikleri türden bir yaklaşım ve istedikleri türden bir müşteri portföyü. Sözde sıraya yazılmanız da tam istedikleri bir durum. Neticede sizinle hem irtibatı kesmemiş oluyorlar, hem beklenti ve talep yaratıyorlar hem de saati vermiyorlar

Hatta karşı taraf farklı davranıyor diye sizin de farklı davranmanıza gerek yok. Direkt olarak ‘’listenin hayali olduğunu biliyorum’’ derseniz mesajı vermiş oluyorsunuz ve sonraki süreçte sizinle ona göre muhatap oluyorlar. Zaten size vermeyecekleri bir modelse direkt olarak söyleyebiliyorlar bu yaklaşımınızdan sonra. Siz de boş yere beklememiş oluyorsunuz.
Çözüm basit. Ne zaman bu tür sorular sorulmaz ve bu tür başlıklar açılmaz olur o zaman anlarız ki birileri o hayali listelere artık yazılmıyor ve artık istenen saati istenen şekilde (belki de yakın tarihte olduğu gibi iskonto teklif edilerek) alabileceksiniz. Saat bu. Ekmek değil su değil. Hep söylüyoruz, asıl talep yaratan kesim bizim gibi horoloji meraklıları. Sırada bekleyen de bu grup. Diğer kesimler bu saatlerin ikinci el fiyatlarında ve diğer kesim bu saatlere kolayca ulaşabiliyor. E gerçek hobi sahibi tayfa dediğimiz bizim çevremiz bu talebi göstermese direkt olarak o saatleri verdikleri asıl ikinci elci, greyci, topçu, popçu tayfa bu saatleri almamaya başlayacak. Dolayısıyla isteyen istediği saati gidip butikten olması gerektiği şekilde alacak. Saatler butiğin kasasında sahibi / sahipleri belli şekilde saklan(a)mayacak.
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi